Yılın ilk yarısı hızla geride kalırken milyonlarca vatandaşın gözü kulağı temmuz ayında maaşlara yapılması muhtemel düzenlemelere çevrildi. Gıda kira ve ulaşım gibi temel yaşam giderlerindeki artışlar karşısında alım gücü daralan çalışanlar için ara zam ihtimali ekonomi gündeminin en sıcak başlıklarından biri haline geldi. Henüz resmi makamlardan kesin bir oran veya takvim açıklanmamış olsa da kulislerde konuşulan senaryolar ve açıklanacak enflasyon verileri on bir milyon çalışanı doğrudan etkileyecek bu kritik kararın şifrelerini barındırıyor.
28 Bin 75 Lira Seviyesindeki Ücretler İçin Enflasyon Belirleyici Olacak
Yılbaşında yapılan güncellemelerle net 28 bin 75 lira seviyesine çıkartılan asgari ücretin yıl ortasına gelmeden piyasa şartları karşısında yetersiz kalması yeni düzenleme beklentilerini haklı çıkarıyor. Bu noktada temmuz ayında alınacak kararın en güçlü dayanağını altı aylık enflasyon rakamları oluşturacak. Uzman ekonomistler fiyat artışlarının öngörülen hedeflerin üzerinde seyretmesi durumunda hükümetin iç piyasadaki talebi canlı tutmak ve sosyal dengeyi sağlamak amacıyla yeni bir zam oranını devreye sokabileceğini belirtiyor. İşçi sendikaları ise sadece oransal artışların ötesinde vergi dilimlerinde iyileştirme yapılması ve geçim ücreti standartlarının temel alınması yönünde güçlü taleplerde bulunuyor.
40 Bin Lirayı Aşan İşveren Maliyetine Karşı Destek Talebi
Ara zam tartışmasının bir diğer önemli cephesi ise işletme sahiplerinin omuzlarındaki finansal yük olarak öne çıkıyor. Mevcut şartlarda asgari ücretli tek bir çalışanın şirkete olan aylık toplam maliyetinin 40 bin lira sınırını aşması özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri kara kara düşündürüyor.
İş dünyası temsilcilerinin bu süreçteki olası bir zam senaryosuna karşı temel beklentileri şu şekilde sıralanıyor:
Devlet tarafından her bir çalışan için sağlanan asgari ücret destek primlerinin tatmin edici oranlarda artırılması.
Sosyal Güvenlik Kurumu prim kesintilerinde istihdamı korumak adına işveren lehine yeni esneklikler sağlanması.
Üretim ve hizmet maliyetlerinin kontrol altında tutulabilmesi için bölgesel ve sektörel teşvik paketlerinin devreye alınması.
2022 ve 2023 Yıllarındaki Çift Zam Modeli Geri Döner Mi?
Geçmiş dönem ekonomi politikalarına bakıldığında 2022 ve 2023 yıllarında dar gelirlileri enflasyona karşı korumak amacıyla yılda iki kez asgari ücret artışı yapıldığı görülüyor. Ancak sonrasındaki süreçte uygulanan sıkı para politikaları ve enflasyonla topyekun mücadele programı kapsamında tek zam modeline geri dönülmüştü. 2026 yılı temmuz ayı için ise mevcut ekonomik programın esnetilip esnetilmeyeceği merak konusu olmaya devam ediyor. İlerleyen haftalarda netleşecek olan enflasyon raporları asgari ücrete yüzde kaç oranında müdahale edileceğini gösterecek en net gösterge olacak.